Recep Tayyip Erdoğan
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı

Türkiye coğrafyası, tarihin hiç görmediği bir doğa yıkımının içinden geçmektedir. Bu yıkımın nedeni, binlerce yıldır bu topraklara hayat veren dere ve akarsuların HES ve baraj inşaatlarına konu edilmesidir. Sayısı 1700'ü aşan dere ve akarsuda, bölge insanlarına, kültür mirasına ve doğaya etkileri ne olacağı bilinmeden çok sayıda HES ve baraj inşaatı yürütülmektedir. Türkiye'nin derelerine yapılan müdahaleleler, geniş kabul görmüş hiçbir uluslar arası standartı sağlamamaktadır. Dere ve akarsularımız, adeta bir soykırımın içinden geçmektedir.

Sonuç olarak, yüzbinlerce insan yaşam alanını kaybetmekte, paha biçilmez kültür mirasımız tahrip olmakta ve onlarca canlı türünün nesli tükenmektedir. Milyarlarca liralık tarım ekonomisi, HES ve baraj inşaatları nedeniyle zarar görmektedir.

Türkiye'nin içine sürüklendiği bu sorunun ana nedenlerinden biri, doğanın korunması ve su kaynaklarının yönetiminden sorumlu olan Çevre ve Orman Bakanlığınız'ın görevlerini tam olarak yerine getirmemesidir. Bakanlık, Anayasa'nın kendisine verdiği çevreyle ilgili hemen hiçbir yükümlülüğü yerine getirmeden, bir enerji yatırımcısı şeklinde hareket etmektedir. Yürütmekle mükellef olduğu işlemleri kağıt üzerinde prosedür gereği yerine getirmekte, önüne gelen meseleleri doğayı koruyan bir anlayışla ele almamaktadır. Yapılan uygulamaların büyük kısmı, hem hukuku, hem de kamu vicdanını açıkça ihlal etmektedir. Çevre ve Orman Bakanlığı, yaptığı suistimaller ve yasa ihlalleriyle, toplumsal huzursuzluğa neden olmaktadır.

Biz, bu mektubun altında imzası olanlar, yaşadığımız topraklara herşeyden çok değer veriyoruz. Dere ve akarsularımızın bu toprakların can damarı olduğunun ve suyun boşa akmadığnın bilincindeyiz.

Bu noktadan hareketle:

- Yürürlükteki yanlış su politikasının mimarı olan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun görevden alınması,
- Akarsuların çevresinde yaşayan insanlar başta olmak üzere kamuoyunun görüşlerini dikkate alan ulusal bir su politikası geliştirilene kadar, tüm HES ve baraj inşaatlarının durdurulması

konularında gerekli adımlarım ivedilikle atılmasını talep ediyoruz.

Saygılarımla,

Türkiye Su Meclisi bültenlerini düzenli olarak almak istiyorum.
3646
Birleşmiş Milletler, suyun temel bir insanlık hakkı olduğunu kabul etti
28 Temmuz 2010 tarihinde bir araya gelen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, suyun temel bir insanlık hakkı olduğunu kabul etti. Bu tarihi kararda Türkiye Cumhuriyeti çekimser oy kullandı....Devamı
Loç Vadisi'ne Nöbete Gidiyoruz
Bilirkişi heyetinin hazırlayacağı rapor beklenirken şirket durmuyor köyümüzü doğamızı kültürümüzü yok etmeye devam ediyor......Devamı
Suyumuza Sahip Çıkıyoruz Nöbeti Başladı
Başımıza bu projeleri musallat eden kurum ve kuruluşlar sesimizi duyup bu yanlışlarından feragat edene kadar nöbetimiz bugünkü kararlılıkla devam edecektir....Devamı
DERELER ARTVİN'E AKACAK
Türkiye'nin tüm su havzalarına kelepçe vurmak için projelendirilen yaklaşık 2 bin adet Hidro-Elektrik Santralleri (HES) tüm itirazlara karşı yapılmaya devam ediliyor....Devamı
TÜRKİYE SU MECLİSİ'NDEN BAKAN EROĞLU'NA YANIT
Çevre ve Orman Bakan'ı Veysel Eroğlu'nun "halka su tapusu vereceğiz" açıklamasına Türkiye Su Meclisi Yürütme Kurulu üyesi Yakup Okumuşoğlu tepki gösterdi....Devamı
ÇEVRE BAKANLIĞI'NIN ÖNÜNDE ÇEVRE PROTESTOSU
Türkiye'nin hidroelektrik santral (HES) ve baraj politikasının mağdurları Çevre ve Orman Bakanlığı önünde bir araya gelerek Bakanlığı protesto etti....Devamı
Türkiye Su Meclisi Üyeleri Afişler Videolar